KDD’nin tarafımızca ahlaka mugayir, onlara göre ahlaki tutumu sebebiyle; KDD ile yollarımızı ayırmış bulunuyoruz. Dağıtım noktalarımızı genişletmek üzere çalışmaya devam ediyoruz. Bu vesileyle sizleri aboneliğe teşvik etmeyi de ayrıca bir borç biliriz.

3. Sayı Soruşturma

Şiirin estetik değeri ölçülebilir mi?

Bugün şiirin estetik değeri konusunda belirli bir anlaşmazlık söz konusu. iki farklı insandan, aynı şiir ya da şair hakkında iki farklı estetik beğeni yargısı almak mümkün oluyor. Şiirin hissi bir tecrübe olduğu gerçeğini göz ardı etmesek de, herkesin değerlendirmesinde bazı kıstasları temel aldığına inanıyor ve merak ediyoruz:

1. sizin beğeni kriterleriniz nelerdir?
2. sizin beğeni kriterlerinize uymayan metin, şiir sayılabilir mi?
3. ortak bir beğeni kıstası tesis edilebilir mi?
4. siz bir dergi çıkarıyor olsanız ve önünüze şu aşağıdaki şiir gelse, değerlendirmeniz ne olur? neden?

“YAKARIŞ
Su
Su bize su
Dev gibi denizler var göğsümde
Martılara su
Ateşi geçerek giderek güneşe
Martılara su
Alev soluklu umutlar
Martılara su
Bir kızgın çöl var içimizde
Su su
Martılara su”

2. sayı: “şurda güneşe ne kaldı”

onkapak

bu sayıda:

şarkı söyle şarkından söküp atıp da garbı 5 •
üç gün masalı 6 •
şiirin baş ağrısı 12 •
geldi 14 •
yarışmalar ne işe yarar? 16 •
satranç dersleri-ilhami çiçek 28 •
avunan gece 31 •
uçuşan kelimeler 32 •
yengeç 33 •
ölüm yıldönümüme 40 •
konuşmalar 42 •
hapishane notları 47 •
kaybolan V 51 •
sebepsizler moteli 52 •
kör şair 56 •
kahvaltı tabağı 58 •
yeminli zamanlar 60 •
şair hapsolunca 65 •
çürümenin kitabı-e.m.cioran 66 •
ülkesiz 68 •
ruznâme 70 •
hikâyeler-cahit zarifoğlu 75 •
soğuk damarlarımda yiter 77 •
pinpon hikâye 78 •


2. Sayı Soruşturma

Türkiye’de çeşitli kişilere, konulara ithafen düzenlenen edebiyat yarışmaları mevcut. Hatta kurumların isimleriyle anılıp gelenekselleşmiş olanlar bile var. Üstelik kimi yarışmalar, kurumlarca sırf kültür/sanat faaliyetlerini önemsediklerini ispat etmek için ya da kıymeti kendinden menkul kişilerin yazar/şairliklerini meşrulaştırmak için, kimi zaman da bayağı siyasî ideolojilerinin parlatılması için bir araca dönüştürülebiliyor. Elbette yarışmalar bir araçtır ve aynı zamanda bu araç bir amaca da hizmet etmelidir. O halde şu sorular akla geliyor:

1. Edebiyat yarışmalarının amacı nedir, ne olmalıdır?

2. Yarışmaların Türk Edebiyatına katkısı nedir?

3. Yarışmalara katılımların hayli fazla olduğunu görüyor, duyuyoruz. Bunu neye yormalıyız?

4. Katılımın çokluğuna binaen jüri üyelerinin sağlıklı değerlendirmeler yapmaları mümkün müdür?

5. Son olarak?


1. sayı: “evet, mümkündür”

1. Sayının kapağı
bu sayıda:
1 takdim
5 gemide gece
6 üç gün masalı
12 kış yolculuğu
13 hayat bir deka/danstır
14 genç yazarlar tedirgin mi?
23 tangoda yiten silüet
24 ricat
26 ükk23 ülkesi
31 la noyéé
33 taşlar
34 hapishane notları – 1
36 duvar
38 birinci tez
43 milât
44 pinpon hikâye


1. Sayı Soruşturma

Merhaba genç yazar!

Ğ dergisi olarak, her sayımızda bir soruşturma hazırlayacağız. İlk sayımızda “Genç Yazarlar Tedirgin mi?”  sorusunu açarak bir soruşturma yapmayı düşündük. Bu kapsamda size birkaç sorumuz olacak. Sorularımız ismimiz kadar naif olamadıysa bunun suçlusu biz değiliz, bir genç olarak bunun farkında olduğunuzu umuyoruz. Ataların dediği gibi; söyleyene değil, söyletene bakmalı.

SORUŞTURMA BAŞLIĞI: GENÇ YAZARLAR TEDİRGİN Mİ?

SORULAR:

1. Türkiye ‘de hali hazırda devam eden edebiyat dergiciliği anlayışında ters giden bir şeylerin olduğunu düşünüyor düşünmekten de öte hissediyoruz. En köklü ve bilinen dergiler büyük bir rahatlıkla(rahatsız edici bir rahatlıkla) profesyonel dergicilik(!) yaptıklarını, dışarıdan (kullanılan terim ibretliktir) yazı alımına kapalı olduklarını ifade edebiliyorlar. Başka bir tanesi dergi formatına uygun olmayan yazıları yayımlamayacağını söylüyor. (Bu format edebi ya da değil dışında ne olabilirse!) Tam burada akla şu soru geliyor; Dergiciliğin, tabi ki edebiyat dergiciliğinin maksadı nedir, ne olmalıdır?

2. Türk edebiyatı dergiciliğinde bir kemikleşme görüyor musunuz?

3. Birçoğu önemli dergilerde yazarlık, editörlük, yazı işleri müdürlüğü vs. yapan usta yazarların, kendi yetiştikleri dergilerden özlemle bahsettiklerini, yetiştikleri/yetiştirildikleri dergilerin nasıl da bir okul olduğunu duygusal vurgularla anlattıklarını ve yaşlı gözlerle “şimdi yok öyleleri” diye hayıflandıklarını duymaktayız. Usta olma sırası onlardayken bu ne yaman çelişkidir?

4. Sizce usta yazarlar umut vaat ediyor mu?

5. Tedirgin misiniz?

Cevaplamaktan çekinmeyin.


1. Sayı : mayıs-haziran 09

1. Sayının kapağı

Birinci sayının çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor.

Siz de 1 Nisan’a kadar yazılarınızı bize ulaştırarak bu eyleme dahil olabilirsiniz.

Sitede öncelikle, gelecek sayıyla ilgili içerik bilgisini sizlere sunmayı amaçlıyoruz. Sonra inşallah, geliştikçe ve ilerledikçe birlikte yapacağımız toplantıları, seminerleri, kursları, atölyeleri, dersleri, eylemleri, piknikleri, gezileri de duyuracağız. Yapacaklarımız hayal edebildiklerimizle sınırlı yalnızca.

Bizi takip edin!