11 Haziran 2009

ğ dergisine;

Evvela selam olsun diyelim.

Yorum sayfasına yazılan eleştirilere karşı, her birini tek tek cevapladığını görmem bir okuyucu olarak beni mutlu etti açıkçası. Her şeyden önce bunu belirtmem gerek. Umarım ilerleyen sayılarda da ritmi bozmadan bu şekilde devam edersiniz. Ardından “ğ” ile tanışmama kısaca değineyim (sanki ihtiyaç varmış gibi), efendim bir vakit evvel İstanbul’un dergi satan bir kitapçısında, aylık dergilere bakmak üzere dergi reyonunda bulundum. İsmi lazım değil bir dergi ile beraber sizin dergi de dikkatimi çekti. Aslında reyona şöyle uzaktan bir bakınca “gene bir sürü dergi çıkmış” diye de geçirmedim içimden desem yalan olur. Neyse efendim yaklaşınca bahsi geçen dergiden çok sizin dergi kapağından dolayı “ğ”ye yönelmem daha önce oldu. Elime aldım şöyle bir karıştırdım. Tasarım güzel. Kapak tasarımı güzel. Kapaktaki “ğ” puntosu çok hoş duruyor. Alayım bunu ben en iyisi. Alayım da abi kaç para. Bir baktım: 6 TL. Ne yalan söyleyeyim şöyle bir “yuh” çektim içimden. Koydum yerine. Cebimde de bozukluk 3-4 lira falan vardı açıkçası.

Bir zaman sonra bu sefer başka bir yerde karşılaştım yine. Ayaküstü bakayım dedim ne yazıyor içinde ve rasgele bir şiir açtım: “Cihad Özsöz – Ricad.” Vay be dedim güzel şiirmiş. Paraya kıymak lazım. Biz bu adamların dergisini almazsak yarın bizim dergileri kim alacak. Aldım. Yolda başladım okumaya. Evvela takdim yazısından başlamak gerekirse, saygı duydum. Dik bir duruşunuz var. Desteklemek gerekli diye düşündüm. Telif ödeniyor yazarlara. Miktarı önemli değil. Yazmayı körüklemek için, nitelikli yazmayı körüklemek için mükemmel bir yöntem. Beğendim. Yani ilk sayfadan bu adamların bir duruşu var, bir şeyi savunuyorlar mesajını aldım bile. Helal olsun dedim be dur bakalım verdiğimiz paraya değecek gibi. Okudum, okudum… Meşhur google amcam bakalım bu adamları da biliyor mu diye düşünürken kendi kendime, baktım ki zaten bir internet siteleri var. Girelim bir bakalım neymiş ne değilmiş. İşte başta söylediğim o yorum sayfalarına yazılanlara karşı verdiğiniz cevapları da o zaman gördüm. Yazanı unuttum ama laf aklımda. Şöyle bir şey demişsiniz derginin fiyatı ile ilgili serzenişte bulunan bir okura: “Biz burada kilo ile kağıt mı satıyoruz..?” Ne de güzel söylenmiş. Bunun değerini kim / nasıl belirleyebilir ki… Tolstoy, Savaş ve Barış’ı yazarken bütün o bahsi geçen coğrafyayı dolaşmış, bilirsiniz ki. Şimdi Savaş ve Barış’a kaç para fiyat biçilir? Biçilir mi? Elbet biçilmez. Derdinizi çok iyi anladım. Daim olsun. Öte yandan baktım dergi temin edilebilecek yerlere, büyük şehirler arasına adı sıkışmış canım gözüm, burnumda tüten memleketimin adını gördüm: Rize! Nasıl mutlu oldum bunu tarifini edemem herhalde. Demek ki orada da bir şeyler oluyor, insanlar okuyor. Orada da tam 10 yıldır aralıksız çıkan bir kültür – sanat – edebiyat dergisi var. Bunu da oradaki adamlar yaptı. Demek ki oluyor. Bu işler zor işler. Yürek işleri, emek işleri. Ama demek ki birileri uğraşınca, gönül koyunca oluyor. Helal olsun dedim bu dergiyi Rize’ye yollayanlara. Bunun için çok büyük puntolarla ayrıca teşekkürü bir borç bilirim.

Dergide dikkatimi çeken bir iki noktayı da söylemeden geçemeyeceğim. Bir tanesi “Abdullah Faruk Gönüllü” ismi. İsim ayrı ayrı üç tane yerde geçiyor. Dedim acaba kadroda mı eksiklik var yoksa yazı / şiir mi bulamadılar? Soru işareti kaldı kafamda lakin çok da önemsemedim. Bir diğeri ise çizimler. Kapaktaki “Mustafa Yaşar” çizimi ve iç sayfalardaki “Tolga Çokdeğer” çizimleri görsel olarak gerçekten büyük bir zenginlik katmış. Adı geçen çizerleri tebrik etmek lazım. Bunların yanında da dikkatimi çeken bir iki yazı var belirtmek isterim ki. Bir tanesi Besim Yunus’tan “ükk23 ülkesi” adlı yazı. Çok farklı bir lezzet aldım. Farklı bir havası var ve farklı şekillerde anlamlandırılabilecek bir yazı olmuş. Sembolik ifadeler kullanılması belki de yazıyı farklı yapan. Yazara tebrikler ve teşekkürler. Bunun yanında Akif Tek’ten “Birinci Tez” adlı yazıya da değinmem gerek ki gerçekten etkileyici bir anlatım. “Hiçbir gözyaşı, dünyayı bugünkü kadar kurak hale getirmemişti.” demiş yazar. Bu cümle bile yeter bence yazıyı “güzel” diye nitelendirmeye ki içinde daha onlarca altı çizilecek cümle var. Yazarın farklı yazılarını da okumaya imkânımız olur umarım. Var olsun. “Pinpon Hikâye”yi her sayıda merakla bekleyeceğiz anlaşılan. İlk hikâye hem bitmiş hem bitmemiş gibi. Demek ki her hikâyeden hem ayrı bir lezzet alacağız hem de bütünsellik içinde düşünüp yeni anlamlar çıkaracağız. Çok güzel bir düşünce. Düşünenleri tebrik ederim. 25. sayfadaki taahhütnameniz de başta söylediğim o “dik duruşunuzun” bir başka ispatı olsa gerek. Kiloyla kâğıt satılan bir dükkan olmadığının ya da. Helal olsun… Şiirlerden bahsedeceğim ama inanın ciddi bir şiir sever olarak birbirinden ayıramadım şiirleri. Arka kapaktaki “gece fragmanları no.21” lezzetli bir şiir olmuş. Yukarıda adını andığım “Ricad”dan da özellikle etkilendiğimi belirtmem gerek. “milat, la noyee, tangoda yiten siluet” başlıklı şiirlerin kalitesi de şiire gerçekten önem verdiğinizi gösteriyor. Son olarak soruşturmaya değineceğim ki gerçekten –hele de ilk sayı için- çok yerinde bir girişim olmuş. Dediğim gibi bu ülkede bir şeyler kolay olmuyor. Olanlar da bakıyorsunuz bir süre sonra işlemez hale geliyor. Dergicilik zor zanaat. Üç sayı çıkıp kenarda duran onlarca dergi var. Her şeyden önce dik bir duruş gerek. Zorluklarda yılmamak gerek. Mücadele, azim, gönül koymak… Hepsi çok önemli. Vel hâsılı kelam demem o ki siz böyle bir işe girişmişsiniz ya hani ilk seferde pahalı gelmesinden almadığım dergiyi okuyunca baktım ki bazı şeylerin maddi değeri gerçekten olmuyor. Sözlerime burada nihayet vermek sanırım yerinde olacak. Yoksa ne söylenecek kelam tükenir, ne yazacak kalem. Çıktığınız bu yolda başarılar dilerim. Her sayınızı takip etmeye çalışacağım.

Selam üzerinize olsun…

İLKER ASLAN

HAZİRAN, 09


Yorum yapabilirsiniz

(gerekli)

(gerekli)

Yorumu düzenle

Su XHTML etiketleri kullanmaya izin verildi:

<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

URL adresleri yorum onaylanırken linke çevrilecektir.