yumuşakge yıl:3 sayı:13
eylül-ekim 2011
Ağustos ayının başında Ramazan’a alışmaya çalışıp açlık ve susuzluktan yakınırken Somali’deki kuraklık düştü gündemimize. Buzdolabındaki sudan dolayı suçluluk duyduk içten içe. Belki açlığımız/susuzluğumuz geçmedi de; daha az, daha sessiz yakınmaya başladık. Bu takdimi yazarken Türkiye’de çeşitli kuruluşlar vasıtasıyla 100 milyon TL civarında yardım toplanmıştı. Buna rağmen, Somali’deki siyasi yapıyı yahut yardım kuruluşlarının dini ya da ideolojik kimliğini bahane ederek bu seferberliğe taş koymaya çalışan işgüzarlar da çıktı. Şunu unutmamalıyız ki, hepimizin öncelikle yalnızca insanî refleksler vermesi gerek. İdeolojik refleksler, politik refleksler, sosyal/sınıfsal refleksler sonranın işi. Aynı şey Suriye için de, Libya için de geçerli. Bunlar yalnızca güncel örnekler. Her zaman için; mazlumla, güçsüzle, muhtaçla dayanışmak ideolojilerden, politikalardan, sosyal statülerden bağımsız olmalıdır.
Adapazarı’ndan çok sevdiğimiz dostumuz A. Adnan Dizer, sokağa çıkmış,insanlara şiir okuyup yorumlarını almış. Çok ilginç, izlemesi çok keyifli bir kayıt çıkmış ortaya. Videonun sonunda ilginç bir yorumu var Adnan’ın:“Milletimiz sanattan soğutulmuş. Biz bu havayı ısıtmak istedik.” Bu isabetli tespitin dergiciler, edebiyatçılar tarafından göz ardı edilmemesi lazım. İncisözlükte yazılan hikâyeler on binlerce kişi tarafından okunuyor, merakla ve ilgiyle takip ediliyorken; dergilerde yayımlanan hikâyelerin yazarlarının, onları yayımlayanların bir oturup düşünmesi lazım. Zira hala hikâye okunuyor, hala okunuyor. Sadece artık dergiler, dergilerdeki hikâyeler okunmuyor. Demek ki, ne yapıyorsak hâlihazırda, tamamı değilse dahi çok büyük bir kısmı gerçekliğimize uygun değil. Buradan başlamak gerekiyor işe.
Bir sevindirici olay da yaşadık yazın. İki sayıdır dergimizde kitap bölümünün editörlüğünü üstlenen Burcu Aker Hanım’la, sevdiğimiz abimiz Selman Bayer evlendiler. Onları tebrik ediyor, bir ömür boyu huzurlu ve mutlu bir evlilik diliyoruz.
Bu sayımızda erken kaybettiğimiz Ramazan Dikmen üzerine mütevazı bir dosya hazırladık. Köksal Alver, Mihriban İnan Karatepe, İdris Ekinci, Akif Hasan Kaya, Merve Koçak Kurt ve M.Fatih Kutan dosyaya katkıda bulunan isimler.
Tercüme bölümünde Hoffmann öyküleri devam ediyor. Çeviri bölümünün bir başka konuğu, Avusturyalı şairlerden Gregor Fink. Fink’in Mart ayında Literatur&Kritik dergisinde yayımlanmış şiirini Yahya Kurtkaya çevirdi.
Vesselam.
Baban Mı Var Gardın Var – Ömer Faruk Demirel • 5
Eski Ev – Mihriban İnan Karatepe • 7
Mama – Cemal Şakar • 11
Afife Ablanın İncileri – Ramazan Dikmen • 12
DOSYA
Ramazan Dikmen Öyküsünde Ana Motifler – Köksal Alver • 18
“Ödül Töreni” ya da Ramazan Dikmen İronisi – Mihriban İ. Karatepe • 27
Baharda Birden – İdris Ekinci • 31
Afife Ablanın Kasabası – Akif Hasan Kaya • 34
Bir ‘Muhayyer‘ Faslından Kalan – Merve Koçak Kurt • 38
Ramazan Dikmen Bibliyografyası – Mehmet Fatih Kutan • 41
Refakat – Cihad Özsöz • 45
Müslüman Sanat Üzerine – Abdullah Faruk Gönüllü • 46
Karpuz Çekirdeği – Ömer Faruk Demirel • 48
KİTAP
“Son Büyülü Günler“ Üzerine – Burcu Aker • 51
“İmkansız Özerklik“ Üzerine – Doğukan İşler • 54
Azı Karar Çoğu Zarar Lacivert – Aykut Ertuğrul • 56
Günce – Mehmet Talha Paşaoğlu • 60
Hatıra ve Gül – Murat Ekinci • 61
Geniş Çerçeve – Beytullah Kılıç • 62
TERCÜME
Müziğin Büyüsü – E.T.A. Hoffmann • 65
Hayal ve Gerçek – E.T.A. Hoffmann • 69
Terkedilmiş Şehir – Gregor Fink • 75
Yap-Boz – Ümit Aslan • 76
Çocukların Anlamsız Gülmelerinden Biri – Yulun Eke • 77
Herşey Aydınlandı – Ertuğrul Emin Akgün • 78
