4. sayı: “bu kuş dilidir, bunu Süleyman bilir”

bu sayıda:
dünyaya sözlerimdir 5 •
roman’ın son oğlu 6 •
om mani padme hum-a.h.çelebi 11 •
addas’ın sunmadığı üzüme sitemdir 12 •
günsüzeş 14 •
mayın 17 •
2000’li yılların öyküsü-soruşturma 18 •
2000’li yılların öyküsü 30 •
luzır 34 •
gerçek bilgi 40 •
şişedeki adam-feyyaz kayacan 42 •
nasıl ay? 45 •
vindobona dergisi 46 •
günaha son çağrı-n.kazancakis 49 •
perde 50 •
hapishane notları 52 •
ayşe 54 •
gölge 57 •
uykuların doğusu h.a.toptaş 58 •
anlar 60 •
şapka hırsızı 62 •
sahipsiz şehir korosu 67 •
bir kayboluşun sırrını çözecek röportaj 69 •
ruznâme 74 •
şems’in kuyuya atılmasının mevlana’ya haber edilmesi bahsidir 77 •
pinpon hikâye 78 •
Yeni sayınızın elime geçmesini sabırsızlıkla bekliyorum…
Muhakkak güzel şeyler okuyacağız yine.
Daim olsun…
Selamlar.
İlker Aslan
4. sayıya hızlı bir göz attım. Beğendim. Emek verenleri tebrik ederim.
Yeni sayınızı okuyorum iki gündür. Hep aynı isimler var derginizde. Bu hem derginin ömrü hem de kalitesi için bir handikap bence. Bir aile dergisine benzememesi için mutlaka bir şeyler yapıyorsunuzdur. Ama oraya doğru gidiyor gibi.
Zülküf Oruç daha önce bir sitede gördüğüm bir şair. “Dünyaya Sözlerimdir” şiirine orada dikkat etmemiştim, lakin hoş bir şiirdi. Ben de biraz Hüsrev Hatemi tadını anımsattı. Dergiye onunla başlamanın güzel olmuş.
“Sahipsiz Şehir Korosu” güzel bir şiirdi. Kendini aşmaya çalışan bir şairin elinden çıkmış şiir, belli. Daha güzel şiirler yazacak ileride.
Genel olarak baktığım şiirler bunlar, dikkatle bakınca ve fırsat bulunca diğerleri için de eleştiri yazmak isterim.
Eleştirilerinizi bekliyoruz Coşkun bey, çok da memnun oluyoruz. Elinize sağlık.
aynı isimler mevzuuna bir önceki sayıya ilgili yaptığınız eleştiriye verdiğimiz cevaplarda değinmiştik. Şöyle söyleyim, hiçbir sayıda, bir sonraki ay yayınlanmak için beklettiğimiz yazı kalmıyor. Bunu gelen nitelikli eser sayısının ölçütü olsun diye söylüyorum.
Yine de her sayıda en az birkaç tane yeni isim oluyor, şuna da ayrıca özen gösteriyoruz, dergimizde bir kere yazısı yayımlanan şair veya yazarı yeni eserlerini göndermesi yolunda teşvik ediyoruz ve belli bir estetik seviyenin üzerindeyse yayımlıyoruz ki, hem dergi ailesi genişlesin, hem de dergimizin okurları bu yazarı şairi daha iyi tanısın.
4 sayıda en az beş yazar/şaire bunu yaptık. Yani amaç sadece yeni isimlerin olması değil, bir sayıda görünüp kaybolmanın suyun üzerine yazı yazmaktan ne farkı var? Amaç hakiki ve samimi bir ilişki temin edebilmek; hen okur yazar arasında, hem yazar ve dergi arasında.
Kanımca daha 4. sayısı çıkmış bir derginin aile dergisi olmakla suçlanması bir parça haksızlık oluyor. Kaldı ki dediğim gibi bir aile dergisi olmak derdimiz var, bizim derdimiz de tam burada başlıyor hatta. Biz olabildiğince geniş bir aile olmak istiyoruz. Dışarıya kapalı olmayan, yeni fertlere açık bir aile.
Ama ille de aile, yol geçen hanı değil.
Saygılar
Aykut Ertuğrul
Öncelikle çok büyük teşekürle başlamak istiyorum.Birilerine birşeyleri kabul ettirmek için birşeylerden fedakarlık yapmak zorunda kalmadan böylesine öz ve doyurucu bir dergiyle buluşmak beni çok memnun etti emiğinize sağlık.Aslında sizlerle tanışmak 4.sayıyla mümkün oldu ama geride bıraktıklarımıda takip ediyorum yeni sayısı gelene kadar.
Gerçekten öyküler çok güzel.özellikle Aykut Ertugrul’un yazdığı öykülere olan hayranlıgımı gizleyemem.Ve özellikle resimleriyle var olan Mustafa Yaşar ve Kadir Yanaç a da emeklerine saglık diyorum ve merakla yeni sayılarınızı bekliyorum .Emegi geçenlerin tamamına ellerine saglık diyorum , tekrar tekrar teşekürler.
yayınlarınızı uzaktanda olsa takip etmeye calısıyorum selamlar
Hülya hanım, iyi dilekleriniz için çok teşekkürler. Sizin yorumlarınızla şevkimiz artıyor. 5. sayıda diğerleri gibi geceikmeden vaktinde çıkacak inşaallah.
Mehmet Ali Ay, kardeşim, sensin(isim benzerliği mi, benim bildiğim Mehmet Ali mi?) değil mi.
eyvallah…