Merhaba genç yazar!
Ğ dergisi olarak, her sayımızda bir soruşturma hazırlayacağız. İlk sayımızda “Genç Yazarlar Tedirgin mi?” sorusunu açarak bir soruşturma yapmayı düşündük. Bu kapsamda size birkaç sorumuz olacak. Sorularımız ismimiz kadar naif olamadıysa bunun suçlusu biz değiliz, bir genç olarak bunun farkında olduğunuzu umuyoruz. Ataların dediği gibi; söyleyene değil, söyletene bakmalı.
SORUŞTURMA BAŞLIĞI: GENÇ YAZARLAR TEDİRGİN Mİ?
SORULAR:
1. Türkiye ‘de hali hazırda devam eden edebiyat dergiciliği anlayışında ters giden bir şeylerin olduğunu düşünüyor düşünmekten de öte hissediyoruz. En köklü ve bilinen dergiler büyük bir rahatlıkla(rahatsız edici bir rahatlıkla) profesyonel dergicilik(!) yaptıklarını, dışarıdan (kullanılan terim ibretliktir) yazı alımına kapalı olduklarını ifade edebiliyorlar. Başka bir tanesi dergi formatına uygun olmayan yazıları yayımlamayacağını söylüyor. (Bu format edebi ya da değil dışında ne olabilirse!) Tam burada akla şu soru geliyor; Dergiciliğin, tabi ki edebiyat dergiciliğinin maksadı nedir, ne olmalıdır?
2. Türk edebiyatı dergiciliğinde bir kemikleşme görüyor musunuz?
3. Birçoğu önemli dergilerde yazarlık, editörlük, yazı işleri müdürlüğü vs. yapan usta yazarların, kendi yetiştikleri dergilerden özlemle bahsettiklerini, yetiştikleri/yetiştirildikleri dergilerin nasıl da bir okul olduğunu duygusal vurgularla anlattıklarını ve yaşlı gözlerle “şimdi yok öyleleri” diye hayıflandıklarını duymaktayız. Usta olma sırası onlardayken bu ne yaman çelişkidir?
4. Sizce usta yazarlar umut vaat ediyor mu?
5. Tedirgin misiniz?
Cevaplamaktan çekinmeyin.

