Yumuşakge dergisi artık daha geniş bir dağıtım ağına sahip! Üstelik okur için sürpriz sayılabilecek bir fiyat değişikliği ile; 5 TL.

5. sayı: “kıymetlimisss”

G HARITALI KAPAK

bu sayıda:

anlık esriklikler neticeleri no.1 5 •
roman’ın son oğlu 6 •
susma 12 •
elinin humoruyla şiirime karıştın 14 •
mağara destanlar yazar 15 •
darlık 16 •
değili 17 •
aile boyu şiir 18 •
fantastik kurgu-soruşturma 21 •
bayan culi 36 •
tam istihdam 41 •
unutuşlar 44 •
beynamaz 55 •
babam bir gün gelecek 59 •
dönüş 61 •
dil döndürme 66 •
hapishane notları 68 •
ruznâme 70 •
otel odaları-tayfun pirselimoğlu 72 •
peter pan-j.m. barrie 74 •
ş şiir dergi-ilk sayı 76


5. Sayı Soruşturma

Fantastik Edebiyat

1. Fantastik edebiyatın sınırları nedir? Bilim kurgu olarak tanımlanabilecek yada kimi fantastik (gerçek üstü, gerçek dışı) öğeler barındıran eserler de fantastik edebiyat ürünü sayılabilirler mi? Yoksa sadece masalsı bir içeriğe ve ortak mitolojik öğelere yer veren eserler mi fantastik edebiyat ürünüdür?
2. Modern edebi eserlerde (romanda) ilk kez Tolkien tarafından kullanılan bazı mitolojik fenomenlerin ardından gelen yazarlarca türün mitleri haline dönüştürülmesini nasıl algılamalıyız? Pek çok amatör ve/ya da profesyonel yazarın başkalarınca tasarlanmış fantastik dünyalara dair eserler vermesi yaratıcılığı ve ürün çeşitliliğini azaltan olumsuz bir etken midir?

3. Diğer edebiyat türlerden farklı olarak fantastik edebiyatın ciddi bir fan müessesine sahip olmasını ve bilinen edebiyat ortamından ayrıksı bir yeri olmasını nasıl açıklıyorsunuz?

4. Fantastik edebiyatı “gerçeklikten” kaçış edebiyatı mıdır?

5. Fantastik edebiyat deyince bu konuya az da olsa ilgisi olan ya da biraz araştıran herkesin karşısına belli isimler çıkıyor. (James Branch Cabell, A. Merrit, Lord Dunsany, E. R. Edison, Mervyn Peake, L. Frank Baum, H. P. Lovecraft, Robert E. Howard, Robert Jordan, Ed Greenwood , J. R. R. Tolkien, M.Weiss, T. Hackmann, U.K.Leguin,S.King gibi) Peki Türk fantastik edebiyat yazarları deyince aklımıza kimler gelmeli, Türkçe yazılmış eserler açısından fantastik edebiyatın ülkemizdeki durumu nedir?


4. sayı: “bu kuş dilidir, bunu Süleyman bilir”

4ncu Sayi Kapak

bu sayıda:

dünyaya sözlerimdir 5 •
roman’ın son oğlu 6 •
om mani padme hum-a.h.çelebi 11 •
addas’ın sunmadığı üzüme sitemdir 12 •
günsüzeş 14 •
mayın 17 •
2000’li yılların öyküsü-soruşturma 18 •
2000’li yılların öyküsü 30 •
luzır 34 •
gerçek bilgi 40 •
şişedeki adam-feyyaz kayacan 42 •
nasıl ay? 45 •
vindobona dergisi 46 •
günaha son çağrı-n.kazancakis 49 •
perde 50 •
hapishane notları 52 •
ayşe 54 •
gölge 57 •
uykuların doğusu h.a.toptaş 58 •
anlar 60 •
şapka hırsızı 62 •
sahipsiz şehir korosu 67 •
bir kayboluşun sırrını çözecek röportaj 69 •
ruznâme 74 •
şems’in kuyuya atılmasının mevlana’ya haber edilmesi bahsidir 77 •
pinpon hikâye 78 •


4. Sayı Soruşturma

2000′li Yılların Öyküsü:

İşte en az 1000 yıldır beklenen 2000′lerin ilk on yılını geride bıraktık. O basmakalıp deyimle söylemek gerekirse, zaman su gibi akarken sıra geride bıraktıklarımızın çetelesini tutmaya geldi bile. Hakkında istatistik tutulacak, kesin listeler oluşturulabilecek en zor alanın edebiyat olduğunu bile bile; hafızaları tazelemek, belki gözden kaçırılan, ismi zikredilmesi gereken en az bir ismi olsun yeniden su yüzüne çıkarabilmek adına Kasım Aralık sayımızda siz değerli öykücülerimizden ve öyküyü kendine meşgale edinmiş olanlardan 2000-2010 yılları arasında en beğendikleri eser ve isimlerini öğrenmek derdine düştük.
Bu minvalde iki soru hazırladık.

1. Geçtiğimiz on yılda en beğendiğiniz Türkçe yazılmış on öykü/öykü kitabı ve öykücünün ismini sıralayabilir misiniz?

2. Bu on yılın öykü alanında çok kısa bir muhasebesini yapabilir misiniz?


ÇATIK KAŞLARINA* GURBAN OLDUĞUMUZ YA DA ÖMER YALÇINOVA

Çatık kaşlarına gurban olduğum Ömerim, yazını Ğ dergisi ekibi olarak tarifsiz duygular içersinde okuduk. Arada kızardık, bozardık ama kızmadık(çok); ne de olsa ayarsız sallamak polemikçiliğin şanındandır.

Baştan söyleyelim edebiyat dergisi deyince sen ne anlıyorsan biz de onu anlıyoruz be Ömerim, girişte ifade ettiğin kadar saf değilsek iki gözümüz önümüze aksın. Sen biz de o saflığı görmemiş, celallenmişsin ne yapalım başa gelen çekilir…

“Kapak tasarımından mizanpajına kadar aynı zevksizliğin ürünü” bir derginin ekibi olarak biz yargını senin zevksizliğine veriyoruz bu kesin. Biz senin yargını düşünürken, sen de seninkini bir tart bakalım olma mı?

Akabinde nasıl manifesto yazılmayacağını gösteren bizlere bu işin doğrusunu bi göster gurban olduğum, eline mi yapışır? Bir manifesto yaz, bir dergi çıkar, beğenmediğin şairlerimizden birinin dizeleriyle ifade edecek olursak, “hicap duy, martı tart, elini dardan kaldır”.

Hani Erzurumluların dediği gibi “yap da görek” Ömer, yap da görek! Yap da, “kafa yormayı, düşünmeyi, araştırmayı ve bilgilenmeyi, göze alamayan” bize haddimizi bildir!

Ünlemi koyunca aklıma geldi Ömerim:

O nasıl bir ünlem kullanışı be Ömerim. O nasıl bir kıvraklık, ne harika bilekler, vücut çalımları…

Koyduğun her ünlemde, meydanlarda halkını coşturan beyaz gömlekli siyasetçi görüntüleri uçuştu zihinlerimizde. Her ünlem kendinden önceki kelimeyi, kelimenin sonundaki harfi uzattı da uzattı. Bize mütemadiyen küfrettiğini unutabilsek biz bile alkışlayaduracaktık gurban olduğum.

Laf arasında şunu da söyleyiverelim Ömer; tırnak içine bir ifade alıyorsan, o ifadeyi bozamazsın. Bozuyorsan tırnak içine alamazsın. O zaman o ifadeyi tırnak içine almış değil, tırnaklamış olursun. Biz bilgi, kuram ilhamı bozar değil, boğar dedik be Ömer, tırnakları-nı- ne biçim kullanıyorsun?

Düşünmeyi, araştırmayı ve bilgilenmeyi göze alamayan” biz, bunu niye yaptığımızı çok ama çok merak ettik. Bu ne yaman çelişki Ömer! Biz niye cahiliz, biz niye böyleyiz Ömer?

Buraya kadar herşey tamamdı da Ömer, “bütün şiirlerde ‘gece’, ‘gül’, ‘eller’, ’sevgili’ kelimelerine rastlamak mümkün” cümleni okuyunca güle güle (yine mi gül?) öldük be Ömer! Yine de gül-mezdik ama aramızdan bir densiz “La dinime küfreden müselman olsa” deyince orada koptuk…

Ne yaptın Ömer? O nasıl genellemeler öyle. Hadi biz “kırılgan, duygusal, eksik” gençleriz, senin gibi inceleme-araştırmalar yazan bir şaire yakıştı mı gurbanım?

Aynı sayıda “Demir” adlı şiirin yayımlanmış. Bu şiir bizim dergimizde, Ğ’de yayımlansaydı sen ne derdin diye düşündük bir an için. Senin arabesk, klişe, romantik, duygusal diye yaftalayacağın ifadeleri aşağıya not ettik çatık kaşlım.

“iz kalır, acı(üç kere), tenha yollar, acılı anlar, dertli gözler, gözler, eda, acı verir insana, terk eder insanı, sıkılmışcasına, olmamışcasına, tenha sokaklar, adımbaşı insan, adım başı sevinç, çorapsız çocuk, birlikte gülmek, onulmaz yara, sızlayan yara, özlem, dağın dorukları, bitmeyen şiir…”

Son kıtayı okurken bir de melodi yükselmez mi, zaten açık olan bilgisayarın zalim hoparlörlerinden;

“Ah o gemide ben de olsaydım/açık denizlere yol alsaydım”

Sonra?

Sonrası canının sağlığı be çatık kaşlım. Ellerine yüreğine, öfkene gurban!

Not: İlhami Çiçek’i pısırık şair ilan ettiğinden beri seni merak eder dururduk. Tanıştık iyi oldu Ömer.

*Fayrap dergisinin 12. sayısındaki(Şubat 2009) Ömer Yalçınova imzalı “Ömer’in çatık kaşları isimli şiirden esinlenilmiştir.”


3. sayı: “bir adım, bir nefes, bir süpürge”

onucuncusayı

bu sayıda:

bebekler 5 •
üç gün masalı 6 •
olmadığın 12 •
büyük yolculuk-jorge semprun 14 •
sahipsiz şehir korosu 17 •
yine bakacak mıyız yıldızlara 18 •
sudan bir pazarlık 22 •
şiirin estetik değeri ölçülebilir mi? 24 •
ondalık yalanlar 35 •
ayna içinde ayna-michael ende 36 •
dio ed io 40 •
momo-michael ende 42 •
hapishane notları 44 •
esrar dergisi 47 •
intelijansiya 50 •
tutanak 52 •
söz uçar sözcü ölür 60 •
göğü basık ülke 65 •
korku ve titreme-kierkegaard 71 •
ruznâme 72 •
mum – la chandelle 75 •
pinpon hikâye 76 •

3. Sayı Soruşturma

Şiirin estetik değeri ölçülebilir mi?

Bugün şiirin estetik değeri konusunda belirli bir anlaşmazlık söz konusu. iki farklı insandan, aynı şiir ya da şair hakkında iki farklı estetik beğeni yargısı almak mümkün oluyor. Şiirin hissi bir tecrübe olduğu gerçeğini göz ardı etmesek de, herkesin değerlendirmesinde bazı kıstasları temel aldığına inanıyor ve merak ediyoruz:

1. sizin beğeni kriterleriniz nelerdir?
2. sizin beğeni kriterlerinize uymayan metin, şiir sayılabilir mi?
3. ortak bir beğeni kıstası tesis edilebilir mi?
4. siz bir dergi çıkarıyor olsanız ve önünüze şu aşağıdaki şiir gelse, değerlendirmeniz ne olur? neden?

“YAKARIŞ
Su
Su bize su
Dev gibi denizler var göğsümde
Martılara su
Ateşi geçerek giderek güneşe
Martılara su
Alev soluklu umutlar
Martılara su
Bir kızgın çöl var içimizde
Su su
Martılara su”

2. sayı: “şurda güneşe ne kaldı”

onkapak

bu sayıda:

şarkı söyle şarkından söküp atıp da garbı 5 •
üç gün masalı 6 •
şiirin baş ağrısı 12 •
geldi 14 •
yarışmalar ne işe yarar? 16 •
satranç dersleri-ilhami çiçek 28 •
avunan gece 31 •
uçuşan kelimeler 32 •
yengeç 33 •
ölüm yıldönümüme 40 •
konuşmalar 42 •
hapishane notları 47 •
kaybolan V 51 •
sebepsizler moteli 52 •
kör şair 56 •
kahvaltı tabağı 58 •
yeminli zamanlar 60 •
şair hapsolunca 65 •
çürümenin kitabı-e.m.cioran 66 •
ülkesiz 68 •
ruznâme 70 •
hikâyeler-cahit zarifoğlu 75 •
soğuk damarlarımda yiter 77 •
pinpon hikâye 78 •


2. Sayı Soruşturma

Türkiye’de çeşitli kişilere, konulara ithafen düzenlenen edebiyat yarışmaları mevcut. Hatta kurumların isimleriyle anılıp gelenekselleşmiş olanlar bile var. Üstelik kimi yarışmalar, kurumlarca sırf kültür/sanat faaliyetlerini önemsediklerini ispat etmek için ya da kıymeti kendinden menkul kişilerin yazar/şairliklerini meşrulaştırmak için, kimi zaman da bayağı siyasî ideolojilerinin parlatılması için bir araca dönüştürülebiliyor. Elbette yarışmalar bir araçtır ve aynı zamanda bu araç bir amaca da hizmet etmelidir. O halde şu sorular akla geliyor:

1. Edebiyat yarışmalarının amacı nedir, ne olmalıdır?

2. Yarışmaların Türk Edebiyatına katkısı nedir?

3. Yarışmalara katılımların hayli fazla olduğunu görüyor, duyuyoruz. Bunu neye yormalıyız?

4. Katılımın çokluğuna binaen jüri üyelerinin sağlıklı değerlendirmeler yapmaları mümkün müdür?

5. Son olarak?


1. sayı: “evet, mümkündür”

1. Sayının kapağı
bu sayıda:
1 takdim
5 gemide gece
6 üç gün masalı
12 kış yolculuğu
13 hayat bir deka/danstır
14 genç yazarlar tedirgin mi?
23 tangoda yiten silüet
24 ricat
26 ükk23 ülkesi
31 la noyéé
33 taşlar
34 hapishane notları – 1
36 duvar
38 birinci tez
43 milât
44 pinpon hikâye